Gazeteci Hakan Tosun'un Cinayetinde Karar Çıktı
Gazeteci Hakan Tosun'un 2025 yılının Ekim ayında Esenyurt'ta gerçekleşen canice saldırısı sonucunda yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davada, mahkeme iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olayın ardından gerçekleşen yargı süreci, olayın failleri ve mağduru arasındaki ilişkilerin detaylı incelenmesiyle devam etti. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin ile tarafların avukatları katıldı ve olayın tüm boyutlarıyla değerlendirildi.
Sanıklar duruşmada savunma yaparken, Abdurrahman Murat, olay sırasında kendisine yönelik tahrikin söz konusu olduğunu ve maktulün kendisini kışkırttığını iddia etti. Üzerine atılan saldırıyı hafifletmek için, "Ben esnaf olarak çalışıyorum. Maktul beni kavgaya teşvik etti ve gördüğümde saçı başı dağılıktı. Darbeyle kafatasımın kırıldığını düşünmüyorum, bu nedenle beraatimi talep ediyorum" şeklinde konuştu. Diğer sanık Adnan Şahin ise olay sırasında yaptığı iletişimsizlik ve ilave suçlamalara yanıt vererek, "Asıl amacım Abdurrahman'ı olay yerinden uzaklaştırmaktı. İkinci kez olay yerine motorla giderken, onunla doğrudan bir bağlantım olmadı. Tek suçum, ambulansı çağırmayıp olay sırasında maktulü kurtarmaya çalışmamaktır" ifadelerini kullandı.
Duruşma boyunca savunma ve müşteki avukatlarının farklı talepleri gündeme gelirken, savunma avukatları sanıkların maktul tarafından tahrik edildiklerini ileri sürerek, tahliye taleplerini yinelediler. Mahkeme ise, sanıkların üzerine atılı suçun ciddiyetini dikkate alarak, her iki sanıkta da 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası verdi ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bu karar, olayın cinayet niteliğinde, planlı ve kasıtlı bir şekilde işlendiğine işaret ediyor.
İddianamede, olay anına ilişkin detaylar ve olayın görgü tanıklarının anlatımları da yer aldı. Olayın gerçekleştiği yer ve zamanda, güvenlik kameralarının kayıtlara yansıyan görüntüleri üzerindeki incelemeler, sanıkların maktulü defalarca tekme ve yumrukla hedef aldığı ve öldürme kastıyla hareket ettikleri sonucuna varılmasını sağladı. Maktulün aldığı ölümcül kafa travması ve beyin kanaması, bu saldırıların sonucu olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, sanıkların olay sırasındaki tutumları ve suçun planlı olduğu yönündeki bulgular, mahkemenin kararını ağırlaştırdı. Sanıkların her biri, olayın sonucundan sorumlu tutularak, en ağır ceza olan müebbet hapis cezasına çarptırıldı ve halen tutukluluk halleri devam ediyor.



